News from İmren&Ahmet Tüzün Kütüphanesi /cgi-bin/koha/opac-main.pl Ahmet Tüzün’ün Yaşadığı Coğrafyayı Anlama Çabası <p>Ahmet T&uuml;z&uuml;n&rsquo;&uuml;n Yaşadığı Coğrafyayı Anlama &Ccedil;abası</p> <p>Bir k&uuml;lt&uuml;r sanat insanının yaşama vedasının &uuml;zerinden ge&ccedil;en zamana rağmen, Entelekt&uuml;el tutumunu, geride bıraktığı k&uuml;lt&uuml;rel mirası &uuml;zerinden ele almak, bug&uuml;nden yarına anlamak ve değerlendirmek kolay bir mesele değil, bir arkeolojik kazıyı gerektiriyor, Foucault&rsquo;nun deyimiyle.</p> <p>Ahmet T&uuml;z&uuml;n&rsquo;&uuml;n yaşarken daha &ccedil;ok edebiyat, şiir ve &ccedil;eviri ağırlıklı &uuml;retimlerinin yanı sıra, yaşadığı kent Antalya&rsquo;nın k&uuml;lt&uuml;r sanat yaşamına bir d&ouml;nem y&ouml;n verdiği bilinir. Gen&ccedil; şair ve &ouml;yk&uuml;c&uuml;leri takip eder, onları d&uuml;zenlediği etkinliklerde tanıtmaya &ccedil;alışırdı. T&uuml;rkiye şiir ortamını yakından takip eder, bağlantılar kurardı, Akdeniz Altın Portakal Şiir &Ouml;d&uuml;l&uuml; ve Sempozyumlarının nitelikli bir şekilde ger&ccedil;ekleştirilmesinde, bir ş&ouml;len ortamına d&ouml;n&uuml;şmesinde emeği b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r.</p> <p>Yaşadığı coğrafyanın siyasi, etnik ve k&uuml;lt&uuml;rel yapısına ilgisini biliyordum. Ge&ccedil;en yaz, kataloglamasını yaptığım kitaplar &uuml;zerinden şunu s&ouml;ylemek m&uuml;mk&uuml;n. Osmanlı-T&uuml;rkiye Modernleşme s&uuml;reci, T&uuml;rkiye Cumhuriyeti,&nbsp;<span style="font-family: 'Helvetica Neue'; font-size: 11px;">Batı Medeniyetinin Doğulu K&ouml;kenleri</span>, Alevilik, Şamanizm, İslamiyet &uuml;zerine se&ccedil;tiği kitaplar, yaşadığı coğrafyanın k&uuml;lt&uuml;rel birikimine olan duyarlılığının boyutlarını anlamama vesile oldu diyebilirim.</p> <p>G&uuml;n&uuml;m&uuml;z k&uuml;lt&uuml;rel ortamını g&ouml;zlemlediğimde, Batı odaklı bir k&uuml;lt&uuml;rel mecrayı y&uuml;r&uuml;tmeye &ccedil;alıştığımızı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rsek, ş&ouml;yle bir soru oluşuyor. Entelekt&uuml;el &ccedil;aba i&ccedil;inde olanlar, kendi coğrafyalarına ve onun arka bah&ccedil;esi diyebileceğimiz Doğu k&uuml;lt&uuml;r&uuml;ne yaklaşma &ccedil;abası i&ccedil;ine girebilirler mi? Siyasetin g&ouml;lgesinden bağımsız bakılabilir mi ge&ccedil;miş k&uuml;lt&uuml;rlere?</p> <p>D&uuml;nyanın i&ccedil;inden ge&ccedil;tiği sosyo ekonomik koşullar, k&uuml;resel istikrarsızlıklar, yanıbaşımızda s&uuml;ren savaşlar, yaşamın ge&ccedil;iciliğini empoze eden, şimdi ve anın hedonizminin &ouml;ne &ccedil;ıkarıldığı, yapay zeka, transh&uuml;manizm ve posth&uuml;manizmin konuşulduğu bir d&ouml;nemde bu nasıl ger&ccedil;ekleşebilir?</p> <p>Bu soruların zihnimde d&ouml;n&uuml;p durduğu bir s&uuml;re&ccedil;te, duruşumu bozmadan, Ahmet T&uuml;z&uuml;n&rsquo;&uuml;n bana bıraktığı seste s&ouml;ylediği; &ldquo;Hayhuya kapılıp da pes etme!&rdquo;, s&ouml;z&uuml;n&uuml; unutmadan, onun k&uuml;lt&uuml;rel mirasına bakarken, farklı disiplinlerde kendimi yetiştirme ve bu mirası koruma &ccedil;abası i&ccedil;indeyim.</p> <p>Bize bıraktığı değerler ve değerli hatıralarını zihinlerimizde yaşatmak, geride kalanların bir sorumluluğu, aynı zamanda yol g&ouml;stericisi olacaktır.</p> <p>Ahmet T&uuml;z&uuml;n&rsquo;&uuml; yaşama vedasının 12. yılında sevgi ve &ouml;zlemle anıyoruz.</p> <p>İmren T&uuml;z&uuml;n</p> /cgi-bin/koha/opac-main.pl#newsitem22