News from İmren&Ahmet Tüzün Kütüphanesi /cgi-bin/koha/opac-main.pl Ahmet Tüzün’ü aramızdan ayrılışının 7. yılında sevgiyle anıyoruz. <p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; - Basın B&uuml;lteni -</p> <p>&nbsp;</p> <p>Ahmet T&uuml;z&uuml;n&rsquo;&uuml; aramızdan ayrılışının 7. yılında sevgiyle anıyoruz.</p> <p>Zaman, bizim tasavvurumuzun ve kontrol&uuml;m&uuml;z&uuml;n dışında, olağan akışında s&uuml;rerken, ona yetişmek i&ccedil;in &ccedil;aba harcıyoruz. Ge&ccedil;miş ve geleceğin arasında, i&ccedil;inde yaşadığımız şimdiki zamanı nasıl değerlendirdiğimizi, yaptığımız işleri ve yarına bırakacaklarımızı imliyor. Bergson, zaman ve mekan ikiliğini inşa ederken, &ldquo;S&uuml;rem&rdquo; kavramını ş&ouml;yle tanımlıyor; &ldquo;Bilin&ccedil;teki her anın onun ardından gelen anla birleştiği bir harekettir.&rdquo;</p> <p>Bir yanda kaybettiklerimizin acısı, hatırası ve sorumlulukları, diğer yanda şimdiki zamanın baskısı hepimizi biraz şaşkına &ccedil;eviriyor, bu şaşkınlık i&ccedil;inde ayakları yere sağlam basan bir duruş i&ccedil;inde olmak gittik&ccedil;e zorlaşıyor. Ekonomik ve sosyal anlamda, sarsılmadan zamana karşı direnerek i&ccedil;imizdeki g&uuml;&ccedil; istencini y&uuml;ksek tutmanın &ccedil;abasını veriyoruz.</p> <p>Ahmet T&uuml;z&uuml;n&rsquo;&uuml;n hayata vedasının &uuml;zerinden yedi yıl ge&ccedil;ti. Geride bıraktığı k&uuml;t&uuml;phanesini arşivlemeye devam ediyoruz. &Uuml;&ccedil; bin kitabın kataloglamasını http://imrenahmettuzunktuphanesi.org adresinde yaptık. Eldeki verilere g&ouml;re, tahminen k&uuml;t&uuml;phanemizde on binin &uuml;zerinde kitap, dergi arşivi bulunuyor. Bug&uuml;ne kadar katalogladığımız, T&uuml;rk Edebiyatı şiir, eleştiri, deneme, &ouml;yk&uuml;, roman t&uuml;rleri raflarda yerini aldı. &Ouml;n&uuml;m&uuml;zde alınacak epey yol var, kataloglama daha kısa s&uuml;rede de ger&ccedil;ekleşebilir elbette, ekonomik şartlar elverse, bilgi belge y&ouml;netiminden K&uuml;t&uuml;phaneci&rsquo;lerle &ccedil;alışma olanağını yaratmamız elzem g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor.</p> <p>G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde, kitaba yaklaşımı d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zde, &ouml;zellikle de edebiyata, şiire g&ouml;n&uuml;l vermiş, nitelikli okurları g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne aldığımızda, yayıncılığa bir b&uuml;t&uuml;n olarak bakmaktan uzak olduğumuzu, iyi ve nitelikli kitap ararken, bazı kitapları yok saymaya bazılarını ise &ouml;n plana &ccedil;ıkarmaya &ccedil;alışırken ne kadar objektif olduğumuz konusunda kaygılarım var. Burada Foucault&rsquo;nun; &ldquo;Yazar nedir?&rdquo;, &ldquo;Yapıt nedir?&rdquo; soruları &uuml;zerinde d&uuml;ş&uuml;nmeye ihtiyacımız var.</p> <p>Ahmet T&uuml;z&uuml;n de okur yazar olarak kolay beğenen bir insan değildi kuşkusuz. Kitap edinirken adil davranmaya &ccedil;alışmış yine de, hem T&uuml;rkiye&rsquo;nin &ouml;nemli yayın evlerinden yayımlanmış kitapları hem de Anadolu&rsquo;da basılmış kitapları edinmiş bulunuyor. Zaten, k&uuml;t&uuml;phanede yayınevlerinin bulunduğu kentleri tarasanız, Anadolu&rsquo;nun &ccedil;ok az kentinde yayınevi bulunduğunu g&ouml;zlemleyebilirsiniz. Anadolu&rsquo;da ger&ccedil;ek anlamda b&uuml;y&uuml;k yayınevi bulmak zor, daha &ccedil;ok butik yayınevlerinin &ouml;zverili &ccedil;abalarıyla ger&ccedil;ekleşiyor yayıncılık.</p> <p>Şunu da g&ouml;z ardı etmemek gerekiyor . S&ouml;zl&uuml; k&uuml;lt&uuml;rden yazılı k&uuml;lt&uuml;re ge&ccedil;eli &ccedil;ok uzun bir zaman dilimi yok arkamızda. Bu sebeple, insanların kendini ifade etmeleri gerekiyor, okuyup yazarak. Roland Barthes&rsquo;in &ldquo;Yazma Arzusu&rdquo;* kitabında yer alan c&uuml;mleler okur yazarlığı &ccedil;ok iyi sorguluyor; &ldquo;Eğer Yazmak, Okumak&rsquo;tan geliyorsa, aralarında zorlayıcı bir ilişki varsa, insan yazmak zorunda olmadan nasıl okuyabilir ki? Ya da bir başka deyişle şu &uuml;rk&uuml;n&ccedil; soruyu sorabiliriz: Nasıl oluyor da yazardan &ccedil;ok okur var olabilir? İnsan nasıl olur da yazma olayına hi&ccedil; ge&ccedil;meden okumaktan mutlu olabilir, kendini yalnızca b&uuml;y&uuml;k bir Okuma Sever olarak oluşturabilir? Duygularını bastırma mıdır bu?&rdquo;</p> <p>Kentler, yazarları ve filozoflarıyla anılıyor. Ahmet T&uuml;z&uuml;n&rsquo;&uuml; Antalya ile sınırlandırmamakla birlikte, Antalya&rsquo;da hem edebiyat hem de sanata verdiği değer ve yaptığı etkinliklerle bu kentin k&uuml;lt&uuml;rel yaşamına katkıları b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r. Geride bıraktığı yazıları, şiir &ccedil;evirileri ve k&uuml;t&uuml;phanesiyle elbet bir g&uuml;n hak ettiği değeri g&ouml;recektir, buna inanıyorum.</p> <p>İngiliz Filozof Francis Bacon, insanın &uuml;&ccedil; temel yetisinden s&ouml;z ediyor; Us (Ratio), İmgelem (Phantasia), Anımsama (Memoria). İnsanın felsefe, şiir ve tarih etkinliklerini bu &uuml;&ccedil; temel yetiyle eşleştiriyor. Anımsama, olguların yeniden akla getirilmesine katkıda bulunuyor.</p> <p>Bu bağlamda, Ahmet T&uuml;z&uuml;n&rsquo;&uuml; aramızdan ayrılışının 7. yılında sevgiyle anıyoruz. Bıraktığı k&uuml;lt&uuml;rel mirasla yolculuğu bizimle devam ediyor.</p> <p>İmren T&uuml;z&uuml;n</p> <p>Antalya, 03 Mart 2019</p> /cgi-bin/koha/opac-main.pl#newsitem3